banner10

Teşkilatı Esasiye Kanunu nedir?

Teşkilatı Esasiye Kanunu nedir? Sorusu TBMM'nin oluşumunun ardından, ilk kabul edilen anayasa bir çok kişi tarafından internette araştırılan konular arasına girdi. Teşkilatı Esasiye Kanunu nedir? Sorusunun cevabını sizler için derledik.

Teşkilatı Esasiye Kanunu nedir?

Teşkilatı Esasiye Kanunu nedir? Sorusu ilk Türkiye anayasasının ilkelerini belirleyen kanunu merak eden bir çok vatandaş tarafından internette araştırılıyor. Teşkilatı Esasiye Kanunu nedir? Sorusunun yanıtına haberimizden ulaşabilirsiniz. "Teşkilatı Esasiye Kanunu" TBMM'nin oluşumunun ardından 20 Ocak 1921'de kabul edildi. İşte Teşkilatı Esasiye Kanunu nedir? Sorusunun yanıtı...

Teşkilatı Esasiye Kanunu nedir?

TBMM'nin oluşumunun ardından, ilk anayasa "Teşkilatı Esasiye Kanunu" 20 Ocak 1921'de kabul edildi.

Toplam 23 maddeden oluşan anayasa, "Teşkilatı Esasiye Kanunu" olarak cumhuriyetin kuruluşundan sonra hayata geçirilen 1924 Anayasası'na kadar süreçteki Büyük Millet Meclisi Hükümeti'nin genel işleyiş çerçevesini çizdi.

1921 Anayasası'nın ilk üç maddesinde "Egemenliğin kayıtsız şartsız milletin olduğu" hükme bağlanıyor ve "Türkiye devletinin Büyük Millet Meclisi tarafından yönetileceği" kuralı getiriliyordu.

TBMM'deki anayasa görüşmelerinde farklı görüşler dile getiriliyor, bazı konular tartışmalı geçiyordu. Bunlardan biri de 1. maddedeki ''Egemenlik kayıtsız ve şartsız milletindir'' ifadesiydi. Mustafa Kemal, önem verdiği bu ifadeye ilişkin görüşlerini açıklamak için kürsüye çıkıyor ve görüşlerini açıklıyordu. Mustafa Kemal'in sözleri, tutanaklara, bugünün Türkçesi ile şöyle yansıyordu:

"Bir defa 1. maddedeki ifadenin anlamı egemenliğin kayıtsız ve şartsız millete ait olduğudur ama ondan sonra da halkın kaderini doğrudan doğruya ve fiilen yönetmesine dayalı bir yönetim düzeninin izleneceği belirtiliyor. Öyleyse halkın kaderini doğrudan doğruya ve fiilen elinde tutmasının çok geniş bir anlamı vardır. Bunların her birini ayrı ayrı belirlememiz ve sınırlamamız gerekir, bu belirleme ve sınırlamaya giriştiğimiz vakit bunun başlangıcı Yüce Meclisinizdir. O nedenle Yüce Meclisinizin yetkisinin de tüm milletçe çok açık bir biçimde bilinmesi gerekir. Yoksa, genel olarak 'kayıtsız ve şartsız' sözcükleriyle başlayan cümle Yüce Meclisimizin yetkisini ifadeye yetmez."

Mustafa Kemal, ilk Meclisin, aynı zamanda bir kurucu meclis olduğunu da ifade ederek, "Ulusun gerçek vekillerinden oluşan Yüce Meclis, bu yetkileri artık bir kişiye bırakmak istemiyor. Bunu kendisi yapmak ve tümüyle üzerine almak istiyor. Öyleyse bunu ifade etmeliyiz." diye konuşuyordu.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner8

banner6

banner17