banner38

Murat Ülker: 'Yeni tüketici alışkanlıklarını iyi anlamak lazım'

Yıldız Holding Yönetim Kurulu Üyesi Murat Ülker, iş dünyasının nabzını tutan Fast Company'de soruları yanıtladı.

Ekonomi 30.04.2022, 12:23
Murat Ülker: 'Yeni tüketici alışkanlıklarını iyi anlamak lazım'

Yıldız Holding YKÜ Murat Ülker sorularınızı yanıtlıyor...

Siz Türkiye de dahil farklı yerlerde GOYA’yı uygulamaya devam ediyorsunuz. Gittiğiniz yerlerde tüketici tarafında/piyasada hangi 3 önemli değişiklik dikkatinizi çekiyor?

Doğrudur, yıl boyunca tüm dünyada GOYA’lıyorum (GOYA; Gez, Oturma Yerinde Artık kelimelerinin kısaltılmışını ifade ediyor. Daha fazla sahada dolaşma için Murat Ülker tarafından kullanılıyor).

Bu sene başından itibaren Kanada, Amerika’nın çeşitli eyaletleri, Karayipler, İngiltere, Fransa, Paris, Dubai, Nijerya’da GOYA’ladım. Çok istememe rağmen Uzak Doğu ve Orta Doğu’da hâlâ daha rahat seyahat etme olanakları yok.

Gezdiğim şehirlerde gözlemlediğim en önemli trend şu: Her yerde kuryeli e-ticarette büyük bir artış var ve dükkanların hepsi açılmış durumda. Bütün açık mağazaların tamamı da mal ve müşteri dolu. Global enflasyondan kaynaklı fiyat artışlarının neden olduğu bir canlılık hakim.

Diğer yandan geleneksel ticarette “yakın nokta” tercihi de önemli değişiklik olarak öne çıkıyor. Kısıtlamalar nedeniyle bütün dünyada tüketiciler bu davranışa alıştı ama bu alışverişin kolaylığı da kalıcılığa doğru evriliyor. Tüketici, en yakın noktadan alışveriş yapmayı tercih ediyor.

“Daha sık alışveriş” ve “küçük sepet” tercihi de önemli değişim. Bunun nedeni de hem daha fazla alışverişe zaman ayırabilme imkanı olması hem de dışarda daha az aman geçirme isteği idi. Şu anda dükkanlara bir akış söz konusu olsa da bu davranış da kalıcı hale gelecek gibi görünüyor. Bu davranışların nereye doğru dönüşeceğini hep birlikte göreceğiz.

Eskiden, cumartesi günleri de okula ve işe gidilirdi, 6 gün çalışılırdı. Sonra 5’e düştü. Şimdi ise 4 gün çalışma tartışılıyor. Siz bu konuya nasıl yaklaşıyorsunuz?

Bu konunun bütün dünyada tartışıldığını kısa bir süre önce blog’umda yazdım. Daha az çalışma gününü çalışanların arzu ettiğini, fakat buna piyasanın karar vereceğini biliyorum.
Mesela bu uygulama Dubai’de hayata geçirilmeye başlandı bile. Fakat bizim kendi satış noktalarımız (Godiva butik ve kafeleri) ve hızlı tüketim malları satan perakende noktaları için hafta sonu tatilleri bile geçerli değil.

Hatta bazı yerlerde 7/24 hizmet veriliyor. Haftanın 7 günü yaşayarak, 4 günü çalışarak ve 3 gün de keyif çatacak gelir esasına dayanan bir sistem çalıştırılabilirse neden olmasın? Ancak, böyle bir sistemin sabahtan akşama kurulamayacağı da ortada. Yine baştaki görüşümü tekrar edecek olursam, bu işin çalışıp çalışmayacağına piyasa karar verecektir.

Siz iş hayatınıza atıldığınızda, hatırladığınız kadarıyla öne çıkan en önemli “beceriler” neydi, gelecekte sizce hangileri olacak?

Ben üniversiteden mezun olurken, şirketlerde bordro, muhasebede ve satışta bilgisayar yeni yeni kullanılmaya başlamıştı. 10 parmak daktilo yazmak, bilgisayar programcılığı ve sistem analistliği, edinilmesi gereken kabiliyetlerdi. Hatta lisan bilmek ve şoför ehliyeti sahibi olmak, CV’lere yazılacak kadar önemsenirdi. Şirketler bu özelliklere büyük önem verirdi.

Şimdi ise “data” ile başlayan, bazen benim adını bile telaffuz edemediğim çok sayıda uzmanlık ve meslek var. Bunlar da yaşadığımız dijital çağın getirdiği “big data” (büyük veri) olanaklarının ortaya çıkardığı meslekler olarak öne çıkıyor. Zaten bu tür meslekler çıkmasa abes olurdu.

Geçmişte daktilo vardı ve onu “10 parmak” yazanlar el üstünde tutulurdu. Şimdi ise yeni meslekler için analitik düşünme ve analiz yeteneği, yani ip cambazlıkları gerekiyor. İpin üzerinde kalabilenler de karşıya geçebilecekler.

Tabii ki teknolojiden söz edip dururken veya “yeni beceriler” derken önemli olan nokta ne istediğini bilen gençlere ihtiyacımız olduğudur. Teknolojinin iyi amaçlarla kullanımını teşvik etmeliyiz. Onları doğru değerlere odaklamalı, kalplerini eğitmeyi unutmamalıyız.

Sizce şirketlerin organizasyon yapılarında bir değişim gerekiyor mu? Hızlanmak için bir sadeleşme gerekli mi?

Yalın yönetim tabii ki şart. Ama birçok konuda olduğu gibi yalın yönetimi de konuşmak değil, başarıyla uygulamak lazım. Bir kere sistemde/şirket organizasyonunda asla 3’ten fazla kademe olmamalı. Amir, memur ayrımı olmadan herkes mutlaka işini yapmalı. İşini yaparken de her kademede iki konu benim için çok önemli. Birincisi, yapılan işin mutlaka şirketin ticari gayesine uygun ve ona katkıda bulunan bir faaliyet olması, yani “kuruşlanabilmesi”dir (Değere dönüşmesi).

İkincisi, her işi yapan, bir gözetime ihtiyaç duymadan “Ben yaptım başardım, yetkinliğine” haiz olmalı. Bunun için de herkesin, yaptıkları işin anlamını iyi bilmesive bundan keyif alması gerekiyor.

İngilizcede “başsız tavuk gibi” diye bir deyim vardır. Yani “başsız tavuk” oraya buraya, her yöne döner. Düşünmeksizin hızlı bir şekilde hareket eder. Bu deyim oradan geliyor.

İşte çalışanlar, işlerin gayesini bilmiyor, bilseler de ne anlama geldiğiyle ilgili bir şey hissetmiyorlarsa bu risk ortaya çıkar. Sade, hızlı olabilirler ama yaptıkları kendileri için de şirketleri için de pek bir şey ifade etmeyebilir.

Mesela, biz Pladis’te, dünyaya “her ısırıkta mutluluk” vaat ederiz. Tüm çalışanlarımız bu gayeye ulaşmak için çalışır. Yıldız Holding’in misyonu ise “mutlu et, mutlu ol” dur, herkes her faaliyetinde asla bu gayeyi unutmaz, mutlu eder, mutlu olur.

Murat Bey, siz dünyayı, yeni teknolojileri yakından izliyorsunuz. NFT konusuna ilgi duyuyor musunuz? Bir yatırımınız oldu mu? 

NFT’de bir yatırımımız olmadı. Yeteri kadar anlamadığımı düşünüyorum. Sadece NFT’yi değil, kripto para piyasasını da anlamaya çalışıyorum.

Burada ironi yaptığım düşünülmesin. Dramatik, ikna amaçlı haberlerin ötesinde bu iki dünyayı da, dolayısıyla blok zincirlerini de anlama çabası içindeyim. Önem veriyorum çünkü işimizi kökten etkileyebilecek bir teknoloji olabilir.

Bu rüzgarın gerçekliğini anlamak önemli ama bu aynı zamanda geride kalmadan yapılmalı elbette. Yani anlamaya çalışırken bir şey kaçırmadığımızdan emin olarak yapıyorum bu işi.

“İLK 2’DE DEĞİLSEK SEKTÖRDEN ÇIKIYORUZ”

SABRİ BEY’İN ÖĞÜDÜ

Biz mecburiyetten gıda dışında işlere de girdik. Ambalaj yoktu, o işi kurduk. Maya yoktu, o alanda üretime girdik. Sabri Bey’in biz bu işlere girerken bir öğüdü olmuştu: “Yeni gireceğiniz alanlarda ya birinci ya da ikinci olun”. “Çünkü, üçüncü şirketi kimse hatırlamaz” diye de eklemişti.

İLK 2 ÖNEMLİ

Biz de Sabri Bey’in öğüdüne uyarak, yeni kurduğumuz şirketleri, birbirine omuz versinler diye değil, tek başlarına ayakta dursunlar diye çaba gösterdik. Tire Kutsan ve Polinas gibi şirketlerimiz vardı, alanlarında birinci idiler. Yağ ve donuk gıda işinde de birinciyiz. Mesela, Penta Teknoloji diye bir şirketimiz var. Elektronik ürün dağıtımı yapar. Onda da sektörde ilk 2 arasında yer alıyoruz.

DÜNYA MARKASI OLMAK İÇİN

Neticede biz gıda/atıştırmalık dışındaki tüm işlerimizden çıkıp, dünya çapında gıda işine odaklanmak istiyoruz. Bütün gayemiz de bu yöndedir. Bu nedenle de belli bir işi yapmakta, ona odaklanmakta yarar var. Ancak böyle bir yol izlerseniz, dünya çapında bir yere gelebiliyorsunuz. Bu sayede bisküvide dünyada 2’nci, çikolatada da 6 ya da 7’nciyiz. Demek ki, çikolatada daha fazla çalışmamız gerekiyor.

AİLE ŞİRKETİNİN ÖMRÜNÜ BORSAYA AÇARAK UZATMAK MÜMKÜN MÜ?

Bizim de halka açık şirketlerimiz var. Kimisini biz açtık, kimisi zaten aldığımızda borsadaydı. Bazıları da mecburen halka açık hale geldi. Örneğin, Sabri Bey, Ülker’in kapasitesini büyütmek için yeni yatırım yaparken, müşterilerini yeni kurduğu fabrikaya ortak etti. Fabrikayı Ankara’ya kurmuş ve ismini de Anadolu Gıda olarak belirlemişti. Anadolu’daki çok sayıda müşterisi oraya ortak oldu. Bir süre sonra ortaklardan bazıları vefat etti, çocuklarına kaldı. Beraberinde ortak sayısı da 100’ü geçti. Böylece 100 ortağı geçince otomatikman halka açılmış oldu.

Ancak, halka açılmak bir neticedir, amaç değil. Halka açılmak için gerekenleri yapmak, kurumsallaşmak da gerekir. Bütün hazırlıkları yapmak, mevzuata uygun hale gelmek lazım. Bütün bunları yaptığınızda, şirketi kurumsallaştırdığınızda, halka açmasanız bile ömrünü uzatmış olursunuz.

Halka açarak bir miktar hissenizi nakde dönüştürmüş olursunuz, elinizi bollaştırırsınız.

“OĞLUM İLE HER HAFTA BİR ARAYA GELİR, İŞİNİ KONUŞURUZ”

Oğlunuz Yahya Ülker, iş hayatının içinde ve çok aktif. Siz ona ne sürede fikirlerinizi aktarıyor, önerilerde bulunuyorsunuz?

Yahya Ülker’in şirketteki çalışma hayatının, diğer bireylerden bir farkı yoktur. Onlarla aynı çalışma ilkelerine ve olanaklarına sahiptir. Onlar gibi, başardığını ve hak ettiğini elde edebiliyor.

Bunun yanı sıra ben onunla haftada en az bir kez görüşüyorum. Onun için verilen “Hedef ve anahtar sonuçları”(OKR’leri) birlikte konuşuyoruz. İşlerin performansını gözden geçiriyoruz. Onun bana sorduğu konular oluyor. Benim de ona geçmişten aktarmak istediklerim oluyor. Birlikte onları da konuşuyoruz.

Yorumlar (0)
banner35
11
parçalı bulutlu
Günün Anketi Tümü
Yerli veya yabancı aşılardan hangisini kullanmayı tercih ederdiniz?
Yerli veya yabancı aşılardan hangisini kullanmayı tercih ederdiniz?
banner21
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Trabzonspor 37 81
2. Fenerbahçe 37 70
3. Konyaspor 37 67
4. Başakşehir 37 62
5. Alanyaspor 37 61
6. Beşiktaş 37 58
7. Antalyaspor 37 58
8. Karagümrük 37 57
9. Adana Demirspor 37 52
10. Sivasspor 37 51
11. Galatasaray 37 51
12. Kasımpaşa 37 50
13. Hatayspor 37 50
14. Kayserispor 37 47
15. Giresunspor 37 45
16. Gaziantep FK 37 43
17. Rizespor 37 36
18. Altay 37 34
19. Göztepe 37 28
20. Ö.K Yeni Malatya 37 20
Takımlar O P
1. Ankaragücü 35 67
2. Ümraniye 35 67
3. Bandırmaspor 35 61
4. İstanbulspor 35 59
5. Erzurumspor 35 58
6. Eyüpspor 35 54
7. Manisa Futbol Kulübü 36 49
8. Tuzlaspor 35 49
9. Samsunspor 35 48
10. Gençlerbirliği 35 48
11. Keçiörengücü 35 48
12. Boluspor 35 47
13. Denizlispor 35 46
14. Altınordu 35 45
15. Adanaspor 35 45
16. Bursaspor 35 41
17. Kocaelispor 35 41
18. Menemen Belediyespor 35 38
19. Balıkesirspor 35 12
Takımlar O P
1. M.City 37 90
2. Liverpool 37 89
3. Chelsea 36 70
4. Tottenham 37 68
5. Arsenal 37 66
6. M. United 37 58
7. West Ham United 37 56
8. Wolverhampton Wanderers 37 51
9. Leicester City 36 48
10. Brighton 37 48
11. Brentford 37 46
12. Newcastle 37 46
13. Crystal Palace 36 45
14. Aston Villa 36 44
15. Southampton 37 40
16. Everton 36 36
17. Leeds United 37 35
18. Burnley 36 34
19. Watford 37 23
20. Norwich City 37 22
Takımlar O P
1. Real Madrid 37 85
2. Barcelona 37 73
3. Atletico Madrid 37 68
4. Sevilla 37 67
5. Real Betis 37 64
6. Real Sociedad 37 62
7. Villarreal 37 56
8. Athletic Bilbao 37 55
9. Osasuna 37 47
10. Celta Vigo 37 46
11. Valencia 37 45
12. Rayo Vallecano 37 42
13. Espanyol 37 41
14. Getafe 37 39
15. Elche 37 39
16. Granada 37 37
17. Mallorca 37 36
18. Cadiz 37 36
19. Levante 37 32
20. Deportivo Alaves 37 31
banner23