banner8

Uzmanlara göre Macron Ankara üzerinden bir başarı hikayesi çıkarmaya çalışıyor

Uzmanlar, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'un iç siyasetteki sıkışıklığını, dikkatleri dış politikaya çevirerek gidermeye çabaladığını, Doğu Akdeniz'de Ankara ile gerilim politikası izleyerek "başarı hikayesi" çıkarmaya çalıştığını belirtiyor.

Dünya 02.09.2020, 17:01
Uzmanlara göre Macron Ankara üzerinden bir başarı hikayesi çıkarmaya çalışıyor

Yunanistan, Güney Kıbrıs Rum yönetimi (GKRY) ve Mısır ile ittifak kuran Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Türkiye'ye karşı Libya’da darbeci General Halife Hafter, Suriye’de ise terör örgütü YPG/PKK’ye destek veriyor. Sarı Yeleklilerin protestolarıyla uzun zaman uğraşan Macron'un, Fransız toplumundaki meşruiyeti de ciddi şekilde sorgulanıyor.

Macron’un, NATO üyesi olan Türkiye ve Yunanistan arasındaki anlaşmazlığın çözümü konusunda ara bulucu olmak yerine gerilimi tırmandırması da uzmanlar tarafından "başarısız" bir liderin rasyonel olmayan tavırları olarak nitelendiriliyor.

AA muhabirine konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Başkent Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölüm Başkanı, Avrupa Birliği ve Uluslararası İlişkiler Enstitüsü Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Yelda Ongun, Fransa’nın Doğu Akdeniz’de izlediği gerilim politikasının iç siyasetteki tıkanmadan kaynaklandığını söyledi.

Macron’un iç siyasetteki sıkışıklığını dikkatleri dış politikaya çevirerek gidermeye çalıştığını vurgulayan Prof. Dr. Ongun, "Macron, uzun bir süre Sarı Yelekliler protestolarıyla uğraştı. Fransa’yı uluslararası arenada yeniden etkin bir konuma taşıyabilmek için de Doğu Akdeniz’deki zengin enerji kaynaklarından pay alma peşinde. İki yıl sonra Fransa’da seçimler var. Macron kendisine dış politikada bir başarı hikayesi yaratmaya çalışıyor. Keza, Libya’da da benzer politikalar izlemeye çalıştığını gördük." diye konuştu.

Prof. Dr. Ongun, Fransa'nın bir yandan NATO'yu baypas ederek Avrupa ordusu kurmaya çalıştığını bir yandan da NATO ve Avrupa Birliği'ni (AB) devreye sokarak Türkiye'ye geri adım attırmaya zorladığını belirterek, şöyle devam etti:

"Fransa, Doğu Akdeniz'le ilgisi olmayan bir ülke. Peki, Fransa neden Doğu Akdeniz'de ve nasıl bir strateji izliyor. Öncelikle PKK/PYD’yi destekleyerek Suriye'ye bir şekilde müdahil olmak istiyor. Libya’da Hafter’i destekleyen Fransa, Doğu Akdeniz’de de aynı şekilde enerji konusunda söz sahibi olmak istiyor. Bunu da yine Türkiye’nin karşısında Yunanistan’ı destekleyerek yapıyor. Macron, bir yandan diyalog çağrısında bulunuyor diğer taraftan eylem ve açıklamalarıyla bölgede tansiyonu yükseltiyor. Fransa'nın kara suları olmayan bir alana, tek taraflı olarak, askeri varlığını artırma kararı alması anlaşılabilir bir tutum değil. Doğu Akdeniz’de en uzun kıyı şeridine sahip ülkelerin başında yer almasına rağmen Türkiye kıta sahanlığı ve münhasır ekonomik bölge (MEB) alanları açısından dar bir alana hapsedilmeye çalışılıyor."

"Türkiye’nin de elinde önemli kozları var"

Prof. Dr. Ongun, Fransız savaş gemilerinin Türk kıta sahanlığı içinde ve Türkiye’nin NAVTEX ilan ettiği alanda askeri tatbikat ve atış yapmasının açık bir egemenlik ihlali olduğunu ifade etti.

Almanya’nın Doğu Akdeniz geriliminde ara bulucu bir rol oynamasına karşın Fransa'nın agresif tavrının iki NATO ülkesinde gerilimin artmasına neden olduğuna dikkati çeken Prof. Dr. Ongun, "Almanya’nın iç politikada öne çıkan mülteci sorununda Türkiye’ye ihtiyaç duyması da Başbakan Angela Merkel’i Türkiye-Yunanistan geriliminde daha ılımlı ve tansiyonu düşürme yönünde bir rol üstlenmeye sevk ediyor. Geçtiğimiz günlerde Merkel, Ankara ve Atina ile ayrı ayrı görüşmeler yaptı. Ancak AB liderleriyle yapmış olduğu video konferans sonrasında 'Yunanistan ve Güney Kıbrıs’a onlarla dayanışma içinde olduğumuzu ifade ettik.' sözleri ara buluculuk rolüne gölge düşürdü maalesef." dedi.

Almanya ve NATO’nun Doğu Akdeniz’de Fransa kadar agresif olmayan bir politika izlemesinin sorunun çözümünde yeterli olmadığının altını çizen Prof. Dr. Ongun, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Türkiye’nin Yunanistan ile Fransa'ya karşı elinde önemli kozları var ve diplomatik olarak yapabilecekleri de var. Örneğin GKRY, AB’nin Türkiye’ye karşı tavrını sertleştirmemesi halinde Belarus’a yönelik yaptırım kararını veto edeceğini duyurmuştu. Bu Rum şantajına, Türkiye de AB’nin Türkiye’ye karşı yaptırımlar uygulaması halinde NATO’daki veto kozunu kullanabilir. Bölgede yeni ittifak arayışlarına girerek Yunanistan ve Fransa'yı yalnızlaştırabilir."

"Fransa, ABD'nin açtığı boşlukları doldurmaya çalışıyor"

Başkent Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası ilişkiler Bölümü Dr. Öğretim Üyesi Haluk Karadağ, Doğu Akdeniz özelinde yaşanan krizin, enerji kaynaklarının öneminin giderek artması neticesinde gelişen bir durum olduğunu belirtti.

Son yıllarda Türkiye’nin Suriye ve Libya'da yürüttüğü politikanın karşısında yer alan en önemli aktörlerden birinin Fransa olduğunu dile getiren Dr. Karadağ, şöyle devam etti:

"Temel soru Fransa’nın hangi amaçla ve saikle Türkiye ve Yunanistan’ı ilgilendiren bir soruna doğrudan taraf olması ve zorlayıcı diplomasi seçeneğiyle bölgeye savaş gemisi göndermesidir. Fransa, Çin Halk Cumhuriyeti’nin yükselişi ve küresel ekonomik kriz nedeniyle Akdeniz ve Orta Doğu’da ABD’nin azalan ilgisinden kaynaklanan boşluğu doldurmaya çalışıyor. Dolayısıyla Fransa'nın ulusal çıkarlarını maksimize etme gayreti içerisine girdiğini görebiliyoruz."

Avrupa Birliği içerisinde Fransa’nın önderliğinde, Almanya ile birlikte AB üyelerinden EUFOR, PESCO, CSDP, EDF ve CARD gibi askeri yapı kurma girişimlerinin de bu bağlamda değerlendirilmesi gerektiğini belirten Karadağ, Fransa'nın Doğu Akdeniz'de Türkiye üzerinden NATO'yu zorladığını ifade etti.

Karadağ, "Önceki Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy döneminde yaşanan Kaddafi’yi devirme amaçlı Libya harekatına NATO’yu da peşinden sürüklemesi Fransa'nın NATO'yu bölmeye çalıştığı hipotezine doğrulayan önemli bir örnek. Bu itibarla Türkiye'nin kazan-kazan mantığına dayalı açıklamaları, bölgede tansiyonun düşmesine yol açacak gibi görünmektedir. Burada sert gücün en önemli unsuru olan askeri gücün de önemli bir payı olduğu hatırdan çıkarılmamalıdır." değerlendirmesinde bulundu.

Yorumlar (0)
banner35
9
parçalı bulutlu
Günün Anketi Tümü
Yerli veya yabancı aşılardan hangisini kullanmayı tercih ederdiniz?
Yerli veya yabancı aşılardan hangisini kullanmayı tercih ederdiniz?
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Beşiktaş 33 71
2. Fenerbahçe 33 66
3. Galatasaray 33 65
4. Trabzonspor 34 59
5. Alanyaspor 34 52
6. Hatayspor 33 50
7. Gaziantep FK 32 50
8. Sivasspor 33 50
9. Karagümrük 33 49
10. Göztepe 34 46
11. Antalyaspor 34 42
12. Konyaspor 33 41
13. Rizespor 33 39
14. Malatyaspor 33 37
15. Ankaragücü 33 37
16. Kasımpaşa 33 36
17. Kayserispor 33 34
18. Başakşehir 32 33
19. Erzurumspor 34 31
20. Gençlerbirliği 33 31
21. Denizlispor 33 26
Takımlar O P
1. Giresunspor 31 63
2. Adana Demirspor 31 61
3. Samsunspor 30 58
4. Altay 30 54
5. İstanbulspor 30 54
6. Altınordu 30 52
7. Ankara Keçiörengücü 31 49
8. Tuzlaspor 31 47
9. Ümraniye 30 44
10. Bursaspor 30 43
11. Bandırmaspor 30 39
12. Boluspor 30 35
13. Adanaspor 30 34
14. Balıkesirspor 30 32
15. Menemenspor 30 31
16. Akhisar Bld.Spor 30 25
17. Ankaraspor 30 23
18. Eskişehirspor 30 8
Takımlar O P
1. Man City 32 74
2. M. United 31 63
3. Leicester City 31 56
4. West Ham 32 55
5. Chelsea 31 54
6. Liverpool 31 52
7. Tottenham 32 50
8. Everton 31 49
9. Arsenal 31 45
10. Leeds United 31 45
11. Aston Villa 30 44
12. Wolverhampton 32 41
13. Crystal Palace 31 38
14. Southampton 31 36
15. Newcastle 32 35
16. Brighton 31 33
17. Burnley 31 33
18. Fulham 32 26
19. West Bromwich 31 24
20. Sheffield United 32 14
Takımlar O P
1. Atletico Madrid 30 67
2. Real Madrid 30 66
3. Barcelona 30 65
4. Sevilla 30 61
5. Real Sociedad 30 47
6. Real Betis 30 47
7. Villarreal 30 46
8. Granada 30 39
9. Levante 30 38
10. Celta de Vigo 30 37
11. Athletic Bilbao 30 37
12. Cádiz 30 35
13. Valencia 30 34
14. Osasuna 30 34
15. Getafe 30 30
16. Huesca 30 27
17. Real Valladolid 30 27
18. Elche 30 26
19. Deportivo Alaves 30 24
20. Eibar 30 23