banner10

İngiltere'nin ‘beka sorunu’ için adaylar yarışıyor

Brexit fiyaskosunun ardından Başbakan May'in parti liderliğinden istifaetmesiyle, başbakanlık yarışında adaylar kesinleşti. Çoğunluğunu eski ve mevcut bakanların oluşturduğu 10 adayın da ana gündeminde, beklendiği Brexit krizi var. Adaylardan Boris Johnson Brexit sürecini İngiltere için ‘beka sorunu’ olarak nitelendirmişti.

İngiltere'nin ‘beka sorunu’ için adaylar yarışıyor

İngiltere’de Başbakan Theresa May’in  Brexit krizi nedeniyle partisinin liderliğinden istifaetmesinin ardından  başlayan liderlik ve başbakanlık yarışında 10 ismin adaylığı kesinleşirken  adayların ana gündemini, Brexit sorunu belirliyor. 

May’in Muhafazakar Parti liderliğinden istifasının ardından yeni lider  adayları için belirlenen başvuru süresi dün akşam doldu. Parti kurallarına göre 8  milletvekilinin desteğini alarak resmen adaylık başvurusu yapanların sayısı 10  oldu.

Adaylar, öncelikle partinin Avam Kamarası grubunda 13 Haziran’da  yapılacak oylamada yarışacak. En az 17 milletvekilinin desteğini alan isimler, 17  Haziran’da yapılacak bir sonraki tura kalacak. Bu turda adaylardan en az 33  milletvekilinin oyunu alması beklenecek. Milletvekillerinin ezici çoğunluğu, iki  aday arkasında toplanmazsa, kalan adayların bu kez 19 ve 20 Haziran’da benzer  oylamalarda yarışması öngörülüyor.

Partinin Avam Kamarası grubunda aday sayısı 2’ye düşürüldüğünde ise   bunlar arasındaki seçimi, partinin yaklaşık 125 bin üyesi posta yoluyla  gerçekleştirecek.  Parti üyeleri 22 Temmuz’a kadar oylamaya katılacak. Oylamanın  sonucu 23 Temmuz’da ilan edilecek.  Yeni lider aynı zamanda ülkenin yeni  başbakanı olarak başbakanlık konutu "10 Numara"nın yeni sakini olacak.

Muhafazakar Parti liderliği ve başbakanlık için yarışacak isimler  şöyle:

Boris Johnson ve 'Beka sorunu'

Yarışın güçlü adayı olarak öne çıkan  54 yaşındaki Boris Johnson,  2008-2016 yıllarında iki dönem Londra Belediye Başkanlığı ve 2016-2018 yıllarında  Dışişleri Bakanlığı yaptı.
Sert Brexit yanlısı Johnson, ülkenin AB’den ayrılması için yapılan  kampanyanın lider figürüydü.

Brexit sürecini İngiltere için "Beka sorunu" olarak değerlendirmesiyle  öne çıkan Johnson, liderlik kampanyasını "Ülkemiz beka sorunuyla karşı kaşıya ve  Brexit'i 31 Ekim’de gerçekleştiremezsek asla affedilmeyeceğiz." ifadesiyle  başlattı.

Johnson, ülkenin AB’den anlaşmasız bir şekilde olsa da ayrılmasını  isteyenlerin   desteğini almış bulunuyor. Johnson’ın liderlik vaatleri arasında  ülkenin, AB’ye daha önceki taahhütlerinden kaynaklanan yaklaşık 40 milyar  sterlinlik ayrılık ödemesini yapmayacağı da yer alıyor.

Aşırı sağcı Nigel Farage’ın Brexit Partisi'nin Muhafazakar Parti’yi  eritmesinin önüne geçebilecek isim olarak da girdiği belediye başkanlığı ve  referandum oylamalarında ortaya koyduğu seçim başarısı nedeniyle Johnson öne  çıkarılıyor.

Johnson 2016’da dönemin başbakanı David Cameron’ın Brexit  referandumunu müteakip istifasının ardından da liderlik için aday olmuş ancak  yarıştan son anda çekilmişti.

Johnson’ın liderlik vaatleri arasında orta eğitim bütçesini ve polis  sayısını artırmak da bulunuyor.

Johnson, Kurtuluş Savaşı'na muhalefet ettiği için halk tarafından linç  edilen Damat Ferit Paşa hükümetinin İçişleri Bakanı Ali Kemal Bey'in, İngiliz  eşinden olan torunun oğlu olarak Türkiye ile de kan bağına sahip olmasıyla  biliniyor.

'Girişimci lider' Jeremy Hunt

Mevcut Dışişleri  Bakanı Jeremy Hunt da güçlü adaylar arasında yer  alıyor.  52 yaşındaki siyasetçi, daha önce 2012-2018 yıllarında Sağlık Bakanlığı  yapmıştı.

Siyasete iş dünyasından giren Hunt, liderlik yarışında girişimci  kimliğini öne çıkarıyor. Girişimci ve siyasetçi olarak kariyeri boyunca pek çok  müzakere yürüttüğünü belirten Hunt, Brexit sürecini başarıya ulaştırmada da bu  yönünün önemini vurguluyor.

Brexit’i gerçekleştirmemesi halinde Muhafazakar Partinin siyaset  sahnesinden silineceğini savunan Hunt, yeni bir müzakere ekibi oluşturarak AB’yi  İngiliz parlamentosunun onay vereceği yeni bir anlaşmaya ikna etmeyi  vadediyor.

Hunt, parlamentodaki dengeler nedeniyle İngiltere’nin AB’den  anlaşmasız ayrılmasının mümkün görünmediğini vurguluyor.

Brexit referandumu sırasında ülkenin AB üyeliğinin sürmesi için  kampanya yürüten Hunt, buna rağmen kabinenin sert Brexitçi Savunma Bakanı Penny  Mordaunt’ın desteğini almış bulunuyor. Hunt’a, Çalışma Bakanı Amber Rudd da  destek veriyor.

Hunt, liderlik yarışında, kurumlar vergisini yüzde 19'dan yüzde 12’ye  indirmeyi vadediyor.

'Genç lider' Matt Hancock

Yarışın iddialı adaylarından 40 yaşındaki Matt Hancock, May  kabinesinde Sağlık Bakanı olarak görev yapıyor.

Gençliğini öne çıkaran Hancock, "Sadece şu an için değil, gelecek için  bir lidere ihtiyacımız var." sloganını kullanıyor.

AB’den anlaşmasız ayrılığın, parlamento dengeleri nedeniyle mümkün  olamayacağını, milletvekillerinin bunu daha önce olduğu gibi engelleyeceğini  savunan Hancock, Brexit anlaşmasının da köklü bir değişikliğe açık olmadığını  savunuyor.

Hancock, Brexit anlaşmasının daha önce parlamentoda reddedilmesinin en  önemli nedeni olan "tedbir maddesi"ne, zaman tahdidi getirmeyi vadediyor.

Hancock’un diğer vaatleri arasında Çin’in Huawei şirketine rakip  olacak bir iletişim şirketi kurulmasına imkan verecek pazar koşullarını yaratmak  yer alıyor.

Eski Başbakan David Cameron ile Eski Maliye Bakanı George Osborne’a  yakınlığıyla bilinen Hancock, partiyi merkez siyaset çizgisine oturtma sözü  veriyor.

'Dönek' Michael Gove

Yarışın bir diğer iddialı adayı 51 yaşındaki Michael Gove, May  kabinesinde Çevre Bakanı olarak görev yapıyor. Daha önce birer yıl Adalet ve  Eğitim Bakanlığı da yapan Gove, referandum sürecinde Johnson ile Brexit yanlısı  kampanyanın mimarları arasında yer almıştı.

Johnson’ın 2016’daki liderlik adaylığına da destek veren Gove, son  anda desteğini çekerek kendi adaylığını ilan etmişti. Bu taraf değiştirme,  Johnson’ın adaylıktan çekilmesinde önemli rol oynamıştı.

Gove, yeni liderlik kampanyasını kariyerinde aldığı dönüş kararlarını  izah etmeye yönelik olduğu düşünülebilecek "Siyasetçi olarak evrim geçirdim."  sloganıyla yürütüyor.

Gazetecilik kökenli Gove, uyuşturucuya karşı kaleme aldığı yazılara  rağmen aynı dönemde kendisinin de uyuşturucu kullandığının ortaya çıkmasıyla zor  durumda kaldı.

Kabinenin sert Brexitçileri arasında sayılan Gove, buna karşın ülkenin  AB’den anlaşmasız ayrılmasına karşı çıkacağını açıkladı. Anlaşmasız ayrılığın  ülkede bir erken genel seçimi tetikleyeceğini savunan Gove’a göre, böyle bir  seçim de İşçi Partisi iktidarını beraberinde getirebilir.

Gove, AB ile anlaşmaya varılamaması veya mevcut anlaşmanın  parlamentoda onaylanmaması durumunda, yeni Brexit tarihi 31 Ekim’in de ileriye  alınabileceği sinyalini veriyor.

Gove’un diğer liderlik vaatleri arasında İngiltere’de yaşayan AB  vatandaşlarına ücretsiz İngiliz vatandaşlığı vermek yer alıyor.

Müzakereci aday Dominic Raab

Eski Brexit Bakanı Dominic Raab da yarışın dikkati çeken lider  adayları arasında yer alıyor. 45 yaşındaki Raab, 6 ay kadar sürdürdüğü bakanlık  görevinden May’in AB ile vardığı anlaşmaya itiraz ederek istifa etmişti.

Anlaşmasız Brexit’i masada tutarak AB ile yeniden müzakereye başlamayı  vadeden Raab, ayrılık tarihinin bir kez daha ertelenmesine karşı çıkıyor.

Raab, anlaşmanın Kuzey İrlanda sınırına ilişkin "tedbir maddesini"  kaldırmayı ve sınır sorununu teknolojiyi kullanan bir yöntemle çözmeyi  vadediyor.

Raab’ın diğer vaatleri arasında tüketici haklarının geliştirilmesi ve  gelir vergisinde indirime gidilmesi de yer alıyor.

Müslüman aday Sajid Javid

Seçilmesi halinde İngiltere’nin ilk Müslüman başbakanı da olacak 49  yaşındaki Pakistan kökenli Sajid Javid, May kabinesinde İçişleri Bakanı olarak  görev yapıyor.

Daha önce iskan, ekonomi ve kültür bakanlığı görevlerinde de bulunan  Javid, sert Brexitçi bir çizgiye sahip.

Brexit krizinin çözümünde yeni referandum, erken genel seçim ve  Brexit’in iptali gibi seçeneklerin gündeme getirilmesine karşı çıkan Javid de  Raab gibi Brexit anlaşmasını yeniden müzakere etmeyi planlıyor.

Javid de anlaşmadaki "tedbir maddesini" kaldırıp sınır sorununa  dijital çözüm getirmeyi vadediyor.

Bununla birlikte Javid, parlamentonun Brexit’i erteleme yönünde karar  alması halinde buna karşı çıkmayacağını söylüyor.

Javid’in diğer vaatleri arasında 20 bin yeni polis istihdam etmek ve  demiryollarına 100 milyar sterlinlik yatırım da yer alıyor.

May'in sonunu hızlandıran aday Andrea Leadsom

Avam Kamarası liderliğinden geçen ay istifa ederek May’in de istifa  sürecini hızlandıran 56 yaşındaki Andrea Leadsom, parti liderliğine ikinci kez  aday oldu.

Leadsom, Cameron’ın istifasını müteakip, liderlik için May’e rakip  olmuştu. Ancak Leadsom, May’in çocuk sahibi olmamasının başbakanlığını da  zedeleyeceğini ileri sürmesiyle kamuoyunun tepkisini çekmiş ve yarıştan çekilmek  zorunda kalmıştı.

Sert Brexitçiler arasında yer alan Leadsom, ülkeyi 31 Ekim’de  "yönetilebilir" bir süreçle AB’den ayırmayı vadediyor.

Mevcut Brexit anlaşmasının öldüğünü savunan Leadsom, bunu yerine  çeşitli alanlarda mini anlaşmalarla gerekli düzenlemeleri yapacağını iddia  ediyor.

Leadsom’ın diğer vaatleri arasında ayda bir kez halkın sorularını  canlı yayında veya sosyal medyada yanıtlamak ve 2020 Birleşmiş Milletler Çevre  Konferansına ev sahipliği için aday olmak da yer alıyor.

İkinci kadın aday Esther McVey

May kabinesinde Çalışma Bakanlığı görevi yapan ancak Brexit politikası  nedeniyle istifa eden 51 yaşındaki Esther McVey, liderlik yarışına ikinci kadın  aday olarak katıldı.

Anlaşmasız Brexit taraftarı McVey, Kuzey İrlanda sınırına teknolojik  bir çözüm bulanabileceğini savunan isimler arasında yer alıyor.

McVey’in diğer vaatleri arasında  eğitim ve emniyet bütçelerinin  artırılması, bunun için de uluslararası yardım bütçesinin kısılması bulunuyor.

'Vatandaş meclisi' öneren aday Rory Stewart

May kabinesinde Uluslararası Kalkınma Bakanlığı yapan 46 yaşındaki  Rory Stewart, Brexit konusunda bir ulusal uzlaşma vadediyor.

Halka Brexit konusunda "hayal satılmasına" karşı çıkan Stewart,  kırmızı çizgi ve büyük vaat siyasetini bırakmayı ve bir uzlaşmaya varılmasını  sağlamayı teklif ediyor.

Stewart bu amaca yönelik 99 üyeli bir "vatandaş meclisi" kurulmasını  öneriyor.

Referandum sürecinde AB üyeliğinden yana kampanya yürüten Stewart,  sandıktan çıkan sonucu kabul ettiğini ve bunu hayata geçirme hedefine sadık  olduğunu vurguluyor.

AB’den anlaşmasız ayrılık seçeneğine karşı çıkan Stewart, Johnson  başbakanlığa gelmesi halinde de kabinede görev almayı reddedeceğini ilan  etti.

Stewart’ın diğer vaatleri arasında iklim değişikliğiyle mücadeleye  dönük dış yardımları arttırmak ile ülkenin dış politikasını Ortadoğu odaklı  olmaktan çıkarıp Asya ve Afrika’ya kaydırmak yer alıyor.

Brexit'i erteleyecek aday Mark Harper

David Cameron döneminde partinin grup başkan vekilliği görevini  yürüten 49 yaşındaki Mark Harper, AB ile “tedbir maddesi” içermeyen yeni bir  anlaşmaya varmayı vadediyor.

Böyle bir anlaşmaya varmak için 31 Ekim tarihinin fazla yakın olduğunu  belirten Harper, Brexit’i bir kez daha erteleyeceğini ilan etmiş bulunuyor.

Bununla birlikte Harper, "anlaşmasız ayrılık" ile "Brexit’in iptali"  seçenekleriyle karşı karşıya kalması durumunda, tercihini birinciden yana  kullanacağını dile getiriyor.

Harper’ın diğer liderlik vaatleri arasında yüksek öğretim bütçesini  arttırmak yerine, teknik eğitimi ve çıraklık eğitimini teşvik yer alıyor.

Brexit süreci

Yeni lider seçimi devam ederken May, liderlik görevine vekalet edecek  ve başbakanlığı sürdürecek.

Theresa May, AB ile vardığı Brexit anlaşmasının parlamentoda 3 kez  reddedilmesinin ardından parti içi muhalefetin baskısına dayanmayarak, geçen ay  yaptığı açıklamayla istifa edeceğini duyurmak zorunda kalmıştı.

İngiltere’nin 2016’da yapılan referandumla aldığı AB’den ayrılma  kararını 29 Mart’ta hayata geçirmesi öngörülüyordu. Ancak parlamentonun, Brexit  anlaşmasını peş peşe yapılan oylamalarla reddetmesinin ardından Brexit, 31 Ekim’e  ertelenmişti.

Brexit anlaşması, İngiltere'nin parçası Kuzey İrlanda ile AB üyesi  İrlanda Cumhuriyeti arasına sınır girmemesi için formüle edilen ve İngiltere'nin  bütününü belirsiz bir süre Gümrük Birliği içinde tutmayı öngören "tedbir maddesi"  nedeniyle İngiliz parlamentosunun alt kanadı Avam Kamarası'ndan onay  alamamıştı.

Parlamento, bazı milletvekillerinin girişimiyle de ülkenin AB'den  anlaşmasız ayrılmasını önleyecek bir yasa çıkarma yönünde adım atmayı başarmış ve  sürecin ertelenmesini sağlamıştı.

Kaynak: AA
 

Güncelleme Tarihi: 11 Haziran 2019, 12:30
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner8

banner19

banner6

banner17